18 Ekim 2015 Pazar

boş

Yorgunum.
Gücüm yok, ne başkası için ne kendim için
Hiç bir anlamı yok konuşmanın
Kimse birbirini anlamıyor
Ucundan bir tutsunlar hemen kendilerini insan sarrafı sanıyorlar.
Bilmiş bilmiş bakıyorlar.
Ne insanlar geldi geçti sen mi alimi oldun bu dünyanın?
Anlatmak zor.
Artık anlatmaya uğraşmak da istemiyorum.
Kalmadı.
Nasıl...

Ben de gözlerimi kapayıp kendimi uçuruma mı bırakmalıyım, aynı sizin gibi?

Her gelen yaşta dünya daha çekilmez oluyor, insanlar ve kendin...





Birisine anlatmak da ucuzlatıyor ya işi, ne bekliyorsun karşındakinden, o acıyı gidermesini mi? En iyisi susmak.       
                                                                                                                   Leyla Erbil

6 yorum:

  1. Anlatmaya çalıştım anlamadılar bende anlatmayı bıraktım.
    Sonra baktım ki en doğru olanı yapmışım.

    YanıtlaSil
  2. ya insanlardan uzak durmayı denesene ya. demek ki çok hassassın. uzak dur ki kırılma kızma üzülme.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzak durmak da bi çözüm olmuyo. Benim sırf diğer insanlarla değil, kendimle de sorunlarım var. Çıkmazda gibiyim. Düzelir mi, nasıl düzelir bilmiyorum. Bi süre normal yaşıyorum, sonra birden çöküyorum. Bazı gerçekleri kolayca kabullenip uyum sağlayamıyorum. Kendimi artık sorunlu gibi, bu dünyanın ucubesi gibi hissetmeye başladım. Fikirlerim, anlayışım farklı hayat hakkında, insan ilişkileri hakkında. Anlatmaya da utanır oldum. Yargılamıyorum, yargılamak istemiyorum ama insanları her zaman anlamıyorum da. Nasıl bu kadar çabuk kabul edip uyum sağlayabiliyorlar. İstedikleri bu mu? Aynı şeyleri isteyemiyorum ama başka türlüsü de olmayacak gibi. Çıkış bulamıyorum.

      Sil
  3. ya baksana, evdeki durumu bi annatsana. bi de okul arkadaşları. tabii ki ucube değilsin yaa. farklı olabilirsin. ama annat biraz olur mu. somut durumları bi annat yaz işte uzun uzun içini dök bi yaa. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onlar değil sorun. Sorunun kaynağı onlarmış gibi göstermeye de korkuyorum. Ailem de arkadaşlarım da iyi. Yani onlar da olmasa, nasıl olurdum bilmiyorum. Kabullenmek zor geliyor ama kaynak benim heralde. Olmak istediğim kişi, insanların beni nasıl algılamalarını, görmelerini istediğim, dünya anlayışım, aşk inanışım, aslında nasıl biri olduğum, dünyanın düzeninin, insan ilişkilerinin beklediğim gibi olmaması... En ağırı da aşk oldu sanırım, kadın-erkek ilişkileri. Böyle konuşmak da komik geliyor ama bir şeylere fazla anlam yüklemişim. Aradığım anlamın aslında olmadığını fark ettim. Haliyle kendimi salak gibi hissediyorum. Dediğin gibi fazla hassas biriyim, kabul etmeyi istemediğim bi gerçek. İnsan belki düşüncelerini değiştirir, davranış şeklini değiştirir ama derindeki kişilik değişir mi? Çocukken de hassastım şimdi de kurtulamıyorum. Sen söyleyince şu an kabul etmek zorunda kaldım.

      Sil
    2. haklısın. sanırım kendinle bi savaşın var ama bu güzel bişi ki. kendimizle savaşıp ilerliyoruz. keşke herkes savaşsa böyle. sen kendini bir problem haline getirip kendi üzerinde uğraşıyorsun. sanırım biraz zaman gerekiyor ki. :)

      Sil