8 Aralık 2015 Salı

Bugün okulda servislerin olduğu yöne doğru yürürken arkadaşla arkamızdaki iki çocuğun konuşmasına mecburen kulak misafiri olduk. Zaten fazlasıyla yüksek sesle konuşuyorlardı. Lafları da yeteri kadar anlamlı olsaydı bari. Hani güldük falan kendi aramızda ama aslında sinir bozucu sözlerdi.

x: Abi, Türkiye'de çok çok güzel kız yok ya, güzel ama çok güzel değil. Türkiye'deki kızlar çok çirkin. ( gibi bişiler demişti ilk)
y: Parası yok muymuş? (diğeri de böyle bi cevap vermişti)

Bana batan bi konuşmaydı birçok yönden. Yani ilki sen kendini nasıl bir dev aynasında görüp nasıl beğeniyorsun da böyle bir şeyi bu şekilde hiç rahatsız olmadan bangır bangır haykırabiliyorsun. İkincisi, ama bu fazla yüzeysel bir yaklaşım değil mi? Üçüncü güzel bulacağın kız seni yeteri kadar iyi bulacak mı acaba?

İnsanlar kendilerini başka insanlara beğendirmek için değiştirmemeli, hem görünüş olarak hem de davranışsal olarak. Güney Kore'de çok yaygın estetik ameliyatlar. Ben genellikle oyuncuların, şarkıcıların, zenginlerin yaptırdığını düşünmüştüm. Halka kadar ulaşmış ama. Yapmayın, kendinizden vazgeçmeyin. Hem anlamıyorum. Kafamda oturtamadığım bir yanı da birisi seni estetik yaptırdıktan sonra beğense hatta çok güzel olduğun için senin için yanıp tutuşsa falan, şu düşünceyle nasıl baş ediceksin: Böyle görünmeseydim, bana yine bakar mıydı, eski halimle şu anda yine onunla olabilir miydim?
Hayır hayır... Biri sizi siz olarak kabul etmeli. Güçlü durun, kendiniz olmayı sevin. Kendinize tapınmanız gerekmiyor, sadece kendinizi kabul edin ve kendinize sarılın.

Ve birbirimizin kendiliğine saygı duyalım. :)




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder