21 Ocak 2016 Perşembe

severim kahverengiyi.

Hey. Arada sırada beni arayabilirsin bence. Hatır sorar, birkaç saat konuşuruz işte. Sonra da rahatlama hissiyle uyuruz, ha?
Susmaktan sıkıldım ama gerçek bir konuşma istiyorum. Adına "sohbet" denilenden olsun. Sessiz bir yerde ya da uğultunun kapladığı bi cafede kahverenginin sıcaklığında dumanı yükselen kahveler önümüzde etrafı fark etmeyerek, saat ve mekanı yitirerek... Hayır demem çaya da.
Sonra... Sonrası sürükleyici ve etkileyici ama herkesin keşfetmediği sayılı kişiler tarafından ne kadar iyi olduğu bilinen bir romanın sayfaları gibi ilerler. Hızlı değil, yavaş değil. Çünkü sürükleyicidir, okumak istersin ama bitirmek de istemezsin.
Kitaplarla yaşamak isterim, kitaplarla yaşamayı severim. Yanımda taşımayı, açlıkla kapıvermeyi ve dünyayı boşvererek içine dalmayı... Uyurken yanıbaşımda durmasını...




Zion T. 

2 yorum:

  1. ne tatlı yazmışsın, hayal etmek bile içimi huzurla kapladı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim :) , sevindim.

      Sil