13 Ekim 2016 Perşembe

çığlıklar var susturulan içimizde

Bir taraftan sanki ben yaklaşmadığım için samimiyet kuramıyormuşum gibi fakat öte yandan da kolay kolay samimiyet hissedemediğim için yaklaşmıyorum.
Konuşmam gerek biliyorum ama bazen gülümseyecek enerjiyi bile bulamıyorum.
Ruhum uzaklarda geziniyor, kayıp. Bağlantı kuramıyorum.
Paradokstan ibaretim.
Hayatım boyunca şu döngüden kurtulamayacak mıyım?

şüphe - düşüş - kendini sahiplenme - yükselme - kendini sevme - özgüven - şüphe - düşüş ___ her defasında bu aşamadan sonrası için güç bulabileceğimden emin değilim.

Ve aklımda bu döngüye ait bir soru daha yankılanıyor.

Neden defalarca bana ne olduğum söylenip duruluyor?! 
Bir ruh, bir kişilik defalarca aşağılanıyor, suçlanıyor, dışlanıyor, değersiz görülüyor, eziliyor.
Ayağa kalk ruhum, ayakta dur kişiliğim.
Söyledikleri gibi aşağılık değilsin, gördükleri kadar küçük değilsin.
Lütfen kalk ayağa, görsünler azametini.

Daha fazlasıyım
daha fazlasıyım
daha fazlasıyım
daha fazlasıyım
daha fazlasıyım

Biliyorum! 

Seni hapsetmek istiyorlar. 
Bütün kafesleri aç.




SOLANGE - DON'T TOUCH MY HAIR

2 yorum: