20 Ocak 2017 Cuma

bulletjournal'ın dönüşümü :S :D

 İlk fotoğrafın henüz ortadaki günlük rapor kısımları doldurulmamış halini paylaşmıştım, bulletjournal hazırlayacağımdan bahsettiğim yazımda. Bu da günlük raporaların doldurulmuş hali, okul açılmadan önceki hafta.
 Okulun ilk haftasının bitmesiyle Ekime girdik ve ben düzeni biraz değiştirdim. Daha ferah bir görünümü oldu bu şekilde. Bu halinde içerik hiç bir eksiltmeye uğramamıştı. Yapılacaklar listesi, günlük rapor, motive edici sözler bunlarla beraber günlerin yanına ispanyolcalarını da ekledim, aklıma yerleşsin diye. Özendim, canım istediğinde de bi iki çizim yapmaya başladım.


  Zamanla günlük raporu kaldırmak zorunda kaldım. Tam hatırlamıyorum ama birçok unsurdan kaynaklı yaptım bunu sanırım. Yorgunluk, motivasyonumun düşmesi, psikolojik zorluklar falan en sonunda moralim bozulmasın diye tekrar toparlayana kadar yazmayı bırakmış olmalıyım.

Renkli halini ne kadar korumak istesem de ruh halim fazla renk kabul etmeyecek hale geldi. artık motive edici sözleri bulup yazmakla da fazla uğraşmıyordum. Yine de araya bir kaç hareket katmak için uğraştım. Sonraki sayfalarda günlerin isimlerini, güzel sözleri falan yazarken tekrar renkliye dönmüşüm, en baştaki sayfalar kadar olmasa da. 
  En sonunda ödev ve sınavların ardarda gelmesiyle de bulletjournal'ım iyice ajanda görüntüsünü aldı.

 Bu döneme daha pozitif ve motive olmuş bir şekilde başladım. Bazı durumlarda kendimi ileri atılmak ve devam etmek için zorladım. Bazı yönlerden iyi bazı yönlerden köyüydü ama için rahat olsun jihoo, yerinde saymadın. Hayır, merak etme, yerinde saymadın.

Aylık hedefler belirleyip onların raporunu da yazacaktım; ilk aydan sonra bıraktım onu. Peki bu dönem neler yaptım:

Okul topluluklarına üye oldum; hem de 4 tane. Biri yandal bölümümün topluluğu, biri edebiyatla ilgili, diğeri sanatla ve sonuncusu da bilimkurgu. Sonuncu topluluğun grubunda dönen sohbetler çok hoşuma gidiyor, samimi ve sıcak bir topluluk. Sanatla ilgili olanın ilk toplantısına gittiğimde 5 kişiydik böylece birdenbire kendimi yönetim kurulunun içinde buldum. :) Şanslıydım. Diğer iki grupta henüz hareket yok, sadece grupta konuşulanları takip ediyorum.

Dersler konusunda hep daha iyi durumda oluyorum diğer planlarıma göre. İlgilendiğim bir konu olduğu için çalışmak diğerleri kadar zor gelmiyor. Okul ödevleriyle uğraşmak zorunda kalmayana dek istikrarlı ve düzenli şekilde çalıştım. Bir kaç kere kütüphaneye de gittim, çok güzeldi. Bazılarımız bir anlam veremez ama kütüphanede kahve eşliğinde çalışmak, :) zevk veriyor bana.

KPSS'ye girip fena puan almamış olsam da işime yaramadı pek. Okuldaki Kütüphane içinde başvuru zamanını kaçırmışım. :/ Bu noktada bi aptallık yapmışım işte.

İnsanlarla iletişime gelince, onda hala iyi değilim. Ne kadar iletişimimi geliştirmem gerektiğini düşünsem de genellikle onlarla konuşmak gelmiyor içimden. Yine de bazı anlar oluyor ki çok hoş bir sohbetin içinde buluyorum kendimi. :) O zamanlara minnettarım. Şöyle bir gerçek de unutulmasın ama yalnız geçirdiğim zamana ihtiyacım var. :)

Ve son olarak planlamadığım bir şey yaptım. Kalbimdeki birisine tekrar ulaşma cesareti gösterdim, birdenbire. Bu kadar beklediğim için kendime kızgınım ama bilmiyorum sanırım yine dibe vurmam gerekiyordu, ne yazık ki. :S Yaşadığım bunalımda o da kalbimden aklıma hücum etti giderek büyüyen bir şiddetle.

Şu an ikinci dönem için net planlarımı oluşturmadım. Belki biraz dinlenmeye ihtiyacım var. Her ne kadar dinlenmek suçluluk hissettirse de bana henüz ileriki aşamaya atlayamadım. Çok üzülmüyorum çünkü her ne kadar bazılarının değişmediğimi ileri sürdüğü oluyorsa da değişimi içimde hissediyorum; içimde buluyorum. Yanlışlığımı iddia eden parmaklara karşı işime yarayan kadarını alıp gerisi için doğrularıma tutunuyorum.



christina aguilera - hello

Bu kadın şarkılarıyla bana güç vermeyi her zaman başarmış bir sanatçıdır. Evet, o bir sanatçıdır ve bayıldığım bir kadındır. :)



2 yorum:

  1. Nasıl özenli defter o. Sanki tablo gibi.

    Topluluklar iyiymiş. Her biri ayrı bir pencere.

    İnsanlarla iletişim bu çağın beylik sorunu. Çünkü maskeler ve anlatılanla anlaşılanın örtüşmemesi gerçeğinin çağındayız. Köylüler öyle değil. Beylik cümleleri vardır ve o cümleler tek bir şey anlatır. Bu yüzden de doğru anlatıp doğru anlarlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkür ederim. :)
      Haklısın.

      Sil