12 Haziran 2017 Pazartesi

uzunca bi süre sonra

İnsanların başkalarını ne hale getirebildikleri konusunda gözlerinin açılmasını isterdim. Hepimiz birbirimizi ne hallere getiriyor ve buna gözlerimizi kapatıyoruz. Kendimize odaklanıyor ya da başka herhangi bir yere bakıyor ama ötekine yönelmiyor gözlerimiz.
Keşke yardım çağıran gözlere ses olsak ya da bir başkası tam tırmanmaya çalışırken kendi kavgamızla ona tekme savurmasak. Aklımda bakışlar ve sözler...artık isyan etmiyorum, tedirginlikle adımlarımı hesaplamaya çalışıyorum. Kim olduğumu biliyorum ama kendimi göremiyorum. Kendimi anlatabilir miyim insanlara? Artık bunu yapmak bile istediğimden emin değilim. OT'un bir sayısından kesmiştim, Ahmet Mümtaz Taylan'ın sözünü: Anlaşılmadığını düşünüyorsan, üslubunu değiştirerek anlatmayı dene. Anlaşılmamak değil; anlatmaktan vazgeçmek dünyanın sonu... Eski suskunluğuma dönmeye daha bi istekliyim. Usulca gerçekleştirmek istiyorum eylemlerimi. Eylemler benim için sözlerden daha anlamlı ve ağırlığa sahiptir değerlendirmelerimde. Ayrıca konuşmak çok yorucu.
Bir davranış kırıntısı çıksa devamı için cesaret olacak bana.
Gözlerimi insanlara açmaya çalışıyorum ve ne kadar istesem de güven hissedemiyorum. İnsanlar arasında ip üstünde yürümeye çalışan zoraki bir cambazım sanki. Kasılarak dengemi kurmaya çalışıyor ve onu korumayı ümit ediyorum. Ama ben esnek değilim ve altımda ağ yok. Bakışlar üzerimde ve korkuyorum. Heyecanım izleyenleri karanlığa gömse de korkum azalmıyor. Başım dönüyor, vücudumdan his gidiyor, yutulacak gibi oluyorum.
Operadaki hayalet olabilirim; yüzümün yarısını kapatan bir maske var. İnsanlar yüzümün yarısını bakıp kendilerine göre yorumlar yapıyorlar. Bir göz yanılsamasıyla maskeyi fark edemiyorlar. Sanıyorlar ki beni tamamen görüyorlar. Bazen bazıları maskenin varlığını hissediyor ve anlatamıyorum; onların yüz ifadelerini örten şey benim yaralı tarafımı örtüyor.

Gecenin sessizliği beni hem dinlendiriyor hem de içime korku yayıyor. Bir yanım kendini geceye bırakmak istiyor, diğer yanım gündüzü yaşayamamaktan korkuyor.

Şşşşş....şşşşş.

1 yorum:

  1. ben de konuşmayı değil dinlemeyi severim e bi de yazamayı tabisi :)

    YanıtlaSil