22 Kasım 2017 Çarşamba

tanrı ve din sorunsalımdan ve dünyevi sorunlarım

Bir paradoksun içindeyim; Tanrı mı insanı yaratmıştır yoksa insanın bir ürünü müdür tanrı?
İnanmak isteyene kanıt çoktur denilir, bugüne kadar inandım fakat Tanrı nerede?
Ne zaman iyi kulların yanında olmuş ya da iyi kulların davranışları neden despotluğu ve anlayışsızlığı yansıtıyor?
Yılların birikimi dinsel bilgiler neden bu kadar dünyevi ve yanlı?
Evrim neden Tanrı'ya karşı bir görüş olarak görülüyor da dinciler tarafından yadsınıyor?
O kadar çok kanıt var ki, gözlerim açıldığında, Tanrı'nın varlığına değil, Tanrı'nın insanın yarattığı soyut bir kavram olup birçok soyut kavram gibi onu da dünyasını açıklayıp anlaşılır hale getirmek ya da hayatını kontrol etmek için kullandığına dair.
Tanrı varsa neden korumuyor, neden acıya izin veriyor? Kullarını büyütmek için mi? Acu çabuk büyütür fakat insanı kötü de yapabilir; çabuk büyüttüğü gibi insanı değiştirdiği de söylenir. Bunun eğilimi ya da seçimi insanlar arasındaki temel farkı belirliyorsa Tanrı zaten ayrımını yaptığı kullarını neden sınava tabi tutuyor?
Öte yandan acıyı zaten büyükmüş olanlar kaldırabiliyor.
Tanrı adaletliyse despotlar dünyayı yönetirken neden büyümüş insanlar sürünüyor? Ya da akıllı insanlar iyi yolu izlerken neden piyon haline geliyor?
Hak hukukla, saygı sevgiyle, iyi kötüyle vs. biz ideal düzen kavramını ortaya attık. Fakat evrene kaos sistemi hakim. Değerlerinle yolunda ilerleyemiyorsun, ancak sisteme ayak uydurarak ilerleyebiliyorsun.
Tanrı'yı inançsızlar kullanıyor, inananlar eziliyor ve Tanrı ezilenleri korumuyor.
Biz yaşadığımız dünyanın sonunu getirdiğimizi inkar ettiğimiz gibi Tanrı'nın yokluğunu da inkar ediyoruz. Kaos korkusunu böyle bastıyoruz çünkü. Bu şekilde yaşayabiliyoruz fakat yarattığımız soyut kavramların esiri haline gelmişken gerçekten de yaşıyor muyuz ya?
Yaşarken kendimizi yok ediyoruz. Sınırlamalarımızla kendi potansiyelimizi öldürüyoruz. Ne pahasına?
Gerçek korkularımızla baş etmek çok mu zordu da soyut kavramları yapay bir sorun olarak çıkardık?
Düşünüyorum. Korkuyorum ama durmuyorum; sorular soruyorum, varsayım da bulunuyorum, savlarımdan vazgeçiyorum.
Korkular başka korkular yaratmamıza sebep oldu. İnsanoğlu bir kaygı hastası. Bir panik atak ya da anksiyete hastası nasıl evin dışına çıkmaktan korkar hale gelmişse insan da kendi yarattığı kavramların dışına çıkmaktan korkar hale gelmiştir.

Yazmaktan utanmıyorum. Düşünerek yazıyorum. Çoğunun kaçındığını yapıyorum.
Düşünme korkusundan ötürü benim yazmamdan korkan bir takipçim var. Hoşuna gittiği için okumuyor yazdıklarımı, hakkında yazarım diye korkuyor. Hakkımda konuştukları kadar haklarında düşünmüyorum dolayısıyla bu da hakkında yazdığım ikinci yazı ve hatta yazı bile değil, yalnızca yazının sonunda değiniyorum bir nevi konuyu bağlama amaçlı.

Yazmaktan korkmuyorum, yazık ki sizler okumaktan korkuyorsunuz. Bu yüzden bilgiden kaçıyorusunuz. Bundan ötürü zihniniz sığ ve sözleriniz ucuz.

Okumak, anlamayı sağlar.

Okursan dünyanı anlarsın, okursan kendini anlarsın, okursan başkalarını tanırsın, okursan fark yaratırsın, okursan zihnin açılır, okursan sevmeyi öğrenirsin, okursan büyürsün, okursan insan olursun, okursan öğrenirsin, ders alırsın, gelişirsin, okursan yalnızca kitaplar değil insanları ve olayları da okumayı öğrenirsin... okursan dünya değişir!

8 yorum:

  1. Yazmaktan ve düşünmekten asla korkmayın. Bende çok düşünüyorum fakat hala delirmedim görüldüğü gibi :) Bu ara simülasyon teorisine kaptırdım kendimi, bana göre evrensel boyutları görebilirsek her şey açığa çıkacak. Okumak dediniz ya ben çok araştırdım, evrenin bir titreşim melodisi var. Görmedim ama biliyorum, her şey etkileşim içinde. Biz bir bütün olup tanrıyı bile var ediyor olabiliriz :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Değil mi? Okumak biraz da bilgi ile bakışımızı genişleterek evrensel boyutları algılamamızı sağlıyor. :) Bunu seviyorum.
      Fakat bu ara her şeye olan inancımı,hissimi ve umudumu kaybetmiş durumdayım.

      Sil
  2. Bana göre ben inanan bir insanım .
    Her şey mükemmel yaratılmışken olması gerekiyor.
    Ama şu var biz insanlar hep inanan insanlarız inanmak isteyen insanlarız.
    İnanmadan bu kadar şeyi kaldırmak istemiyoruz. Birileri için sabretmek bir şeyler için kazanmak istiyoruz .
    İnanmak isteyen insana her şey vardır bence

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Peki inanmayı isterken her şey sana aksine dair bir ispat veriyorsa? :)

      Sil
    2. Çünkü sorgulaman gerekiyor demek ki bunu kaldırabilecek kapasitedesin
      Sorgulayıp her şeye karşıtken kendisini görüp inanmanı bekliyor

      Sil
    3. Ben artık inanmak istemiyorum ya. Tükendim.

      Sil
  3. din tanrı konuları karmaşık beni aşar valla. yani, blogunu bilen arkadaşların var demek ki. rahat değil öyle yaaa. ama dilediğin gibi yaz o başkaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef hakketmeyen insanlarla hakketmedikleri şeyleri paylaşmıştım bir iki sene önce.
      Diğer bilen arkadaşlarım da her zaman destekcim. :)
      Aynen rahat olmadı, bazı sorunlar yaşadım ama şu an kendimden emin rahat bir şekilde yazabiliyorum blogumda.

      Sil