18 Aralık 2017 Pazartesi

the friends

- Bırakıp gittilerse kahve bardaklarını toplayıp başka masaya koymaktan çekinmem. Kitabın içine girebilmem için içime sinen bir yere oturmalıyım,
dedi Reyhan okulun kafesinde Nina'nın karşısındaki yerini alırken.
   Dışarıda okulun bisiklet klubünden birkaç çocuk bisikletin önünü kaldırarak sürüyordu, kendi aralarında yarışıyorlardı. Kafenin içerisinde kocaman kırmızı kalpli balonlarıyla iki üç kişi vardı.Yeni yıl yaklaştığı için olmalı, kalpli balonlar dağıtıyorlardı. Oysa bu balonlar insana sevgililer gününü hatırlatıyordu.
   Kahvesinden bir yudum alan Nina'nın dili yanmıştı. Reyhan daha büyük yudumlar alıyordu kahvesinden belli ki ona o kadar sıcak gelmiyordu ya da hararetle kitap okurken hüplettiği ateş topları onu sıcağa alıştırmıştı.
   Yeniyılı karşılamak içinmiş gibi ikisi de kırmızı giymişti. Ne kadar uyumlu göründüklerinden habersizlerdi.
- Bana vakit ayırabilen tek kişi sensin. O dağ kadar kitapla oldukça meşgul görünüyorsun fakat ne zaman istesem benimle görüşüyorsun,
dedi Nina.
- Seninle vakit geçirmekten, sohbet etmekten hoşlanıyorum. Diğerleri hoşlanmıyor demiyorum ama sanırım ikimizde derslere pek yoğunlaşmadığımız için boş kalıyoruz.
- Biliyorum, bu beni biraz endişelendiriyor aslında.
- Beni de. Ne olmak istediğimden ve ne yapabileceğimden hala emin değilim. Bölüme mi yoğunlaşmalıyım yoksa yazarlık için mi uğraşmalıyım? Kaygılıyken de hiç bir şey başaramam.
- Ben ilk iki sene düzenli çalışıyordum aslında da... bölümden kızlarla sorun yaşayınca üstüne bir de toplulukta işleri tutturamayınca her şeyden hevesim kaçtı. Ne yapmalıyım bilmiyorum.
- Bak ne diyeceğim, Haftaiçi derslerden sonra kütüphanede birlikte ders çalışalım. Birbirimizi hırslandırırız vee hmm, yazarlık için çalışmalarımı da haftasonları yürütmeye bakarım. İkinci dönem etkinliklere de katılabiliriz, haftasonlarını değerlendirmek için ya da aah, doğa yürüyüşlerine çıkabiliriz.
- Güzel olur aslında. :) Tek ihtiyacım olan bir arkadaş. Şimdiden bir heyecan hissettim.
   Nina çantasından koca çikolatasını çıkardı ve kırarak bir kısmını Reyhan'a uzattı. İkisi de hoşnut homurdanmalarla çikolatalarını yiyip kahvelerini yudumlamaya devam ettiler.




2 yorum: